GEZGİN         NOTLAR

   Sayfa  Yükleniyor

İskilip’i gezen gezginler gezi notlarında İskilip’in yapısı ve insanların yaşamlarıyla ilgili pek çok konuya ışık  tutacak yazılara figürlere yer verilmektedirler.

W.F.A İNSWORTH: Gezgin İskilip’e 135 yıllarda gelmiş ve İskilip’i notlarında şöyle anlatmaktadır: “İskilip tepelerin eteklerine varana değin bataklık ve çayırlık arazide epey yol aldık. Burada bayırlar bağlarla kaplı küçük bir vadiye girdik. Kıvrılarak uzayan Bir yoldan insanları oturduğunu kanıtlayan bakımlı ağaçların, fundalıkların, zengin bahçelerin bulunduğu bir yere geldiğimizde, bir dönemeci geçince bir kent ve bir kale görüş alanımız içerisinde karışımıza dikildi. Kale, çıplak görünümlü bir kaya üzerine kurulmuştur. Önünde koni biçiminde, düz ve kaygan yüzeyli bir tepe bulunuyordu. Aşağıda sayısız minare ve vadinin derinliklerinden tepelerin yamaçlarına kadar varan evler, kalenin çevresinde göz alabildiğince uzanmaktaydı… Çağımızda, daha önce Blucium adıyla anılan eski İskilip kentini görmeye gelen ilk Avrupalılar olduğumuzu belirtmekle sanırım yanılgıya düşmüyorum. Hıristiyan halk kentte ticaret  yapabilmekteydi ve kervan sarayda kalabiliyorlardı. Fakat hiç birine kentte oturmak için yada karılarını ve çocuklarını getirmek için izin verilmiyordu. Ertesi günü gözlemlere başladık. Kentte genellikle iki katlı, çatısı kiremitli yaklaşık 1500 eve olduğunu saptadık. Minareler çoktu. Hanlar iyi ve geniş yapılardı. Kalenin eteğinde bazı özel bahçelerde genellikle görülenlere kıyasla daha                        (    İskilip        Yolculuğu )                    etkileyici ve güzel olan birkaç mağara ve mezar gezdik. Bunlardan özellikle ikisi çok uyumlu sütun oranlarıyla fakat belirsiz sütun düzeniyle ilgimizi çekti yontu bezemelerinin bir çok yeri kırılmış bu kaya mezarlarda, kabartmalardan birinde, bir birine uzanmış iki Melek görünüyor. Meleklerden birinin bir kupa ötekinin elinde de bir dal bulunuyor.

Kale düzensiz bir biçimde göstermekte çok bozulmuş, yer, yer yıkılmış eski bir yapıydı. Değişik köşelerinde, bazı kulelerinden kalıntılar hala görülebiliyor. Onarımlar 50 yıl öncesine iniyor. Kalenin içinde 30 kadar ev var. Bazılarını ölçmek isterken kadınların olumsuz tepkisiyle karşılaştık. Belki de orasını büyük bir harem kabul ediyorlardı. Strabo Bluciom kalesinden sonuncu Paphlagoni kralı olan Deistarus’un krallık kalesi söz eder Çevredeki arazinin sert yapısı ve konik biçimlere yol açan volkanik özelliği, aynı zamanda toprağın verimini arttırıyor.

 C.TEXİER: Gezgin İskilip’e 1837’li yıllarda gelmiştir. Notlarında İskilip’e şu şekilde yer vermiştir. “Kızılırmağın sol yakasındaki yerleşme, Ainsworth tarafından İskilip şehri olarak adalandırılır. Bu küçük şehir, Galat Prenslerinin öteki kralî merkezleri (İskilip'e gelen gezginlerden Biri olan W.F.A İNSWORTH un İskilip kent girişini belirten Figürü)

olan Bloucium’dur. Kalenin bulunduğu tepenin eteğinde, bahçe içinde başlıklarıyla birlikte birkaç sütun ve kabartma görülür. Ama hepsi kırılarak bozulmuş durumdadır. Castor’un oğlu Dejotare’da Blocium’u yapmıştır.”

 SAİNT-MARTIN: 1845’li yıllarda İskilip’e gelen gezgin ilçeye 2 kez gelmiştir. Fakat notların sadece ilçenin coğrafi yapısı üzerinde durmuştur.

“Vezir Köprüden güney-batıya doğru ilerlendiğinde Osmancık ve Çorum görünür. Kızılırmak, bu iki şehir yükseltisinde aşılarak Ankara’ya doğru yönelinir.  Ankara yönünde yükselen vadide doğu Galatya’nın az taınanan birkaç yerleşmesine gelinir. Bunlar; İskelep, Baiad(bayat) Kinagara(Çankırı) ve Galadjik (Kaleycik)dir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 (Bir zamanlar İskilip )

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Eski zaman resimleri İskilip Belediyesi arşivinden)

                            ANA SAYFAYA DÖN                           SESLİ KAMERALI SOHBET İÇİN TIKLA